
TİYATRO
Sahne üzerinde ve bir
seyirci topluluğu önünde, sanatçılar tarafından, hareketli olarak
canlandırılacak nitelikte yazılan edebi türdür.
Başka bir tanımla
ifade edilecek olursa; herhangi bir olay, durum veya tasarının sahnede canlandırılması
amacı ile yazılmış eserlere “dramatik metinler” denir. Bu
metinlerin sahnede canlandırılması ile ortaya çıkan sanat da tiyatro olarak
adlandırılır.
Tiyatronun Kökeni:
Tiyatronun kökeni
Eski Yunan'da bağ bozumu tanrısı Dionysos (Diyonizos)
adına yapılan dini törenlere dayanmaktadır. Tiyatro sözcüğü
Yunanca'da "seyirlik yeri" anlamına gelen theatron'dan
türetilmiş, dilimize İtalyancandaki teatro sözcüğünden geçmiştir. İlk tiyatro
şenliği M.Ö. 534 yılında Atina'da yapılmıştır.
Sahnelenen ilk yerli
tiyatromuz ise Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre'dir. (Silistre
bugünkü Bulgaristan’da Tuna ırmağının kıyısında, bir kenttir. Tiyatro
eserindeki olaylar 1853 yılında Osmanlı Devleti ve Rusya arasında başlayan
Kırım Savaşı'nda gönüllü olarak orduya katılan İslam Bey ile onun peşinden
Silistre’ye giden Zekiye adlı genç kızın aşkı etrafında gelişir.
Tiyatro’nun Özellikleri
- Olaylar oluş halinde olup yazarın
ağzından anlatılmaz. Olayın içindeki karakterler tarafından direk
söylenir.
- Tiyatro sadece konuşma ve harekete
dayalı bir sanattır.
- Konusunu günlük yaşamdan, tarihten
veya mitolojiden alabilir.
- İletisini, aracısız (yazı, kâğıt,
film vb.) sunan bir metin türüdür.
- Tiyatro eserinde yer, dekor ve
kişilerle ilgili bilgiler perde başlarında yer alır.
- Anlatım, karşılıklı konuşma
şeklindedir.
- Tiyatronun amacı insan ve toplum
yaşamını anlatmaktır.
- Tiyatroda yazar tipleştirme ve
karakter çizme yöntemine başvurur.
- Tiyatro serim (giriş), düğüm
(gelişme) ve çözüm bölümlerinden oluşur.
- Tiyatro eserine drama adı verilir.
- Dramatik
örgü, mekan, zaman, çatışma ve kişiler yapı unsurlarından oluşur.
- Kurmaca,
yazılı ve dil şiirsel işlevde kullanılır.
Tiyatronun Yapı Unsurları
1.
Dramatik Örgü:
Tiyatro metinlerinde
yer alan olay örgüsüdür. Bu olay örgüsü içinde oluşan birçok olay
bulunmaktadır. Oluşan bu olaylar aracılığıyla iletilmek istenen mesajı
seyirciye ulaştırmak için oluşturulan bütünün parçasıdır.
Tiyatro metinlerini
oluşturan temel ve yan çatışmalardan meydana gelen olaylar, neden-sonuç
ilişkisiyle birbirine bağlanır. Dramatik örgü perde, sahne gibi bölümlemeler
etrafında düzenlenir.
2. Yer
(Mekân):
Tiyatro metinlerinin
sergilendiği mekân, oyunun geçtiği ve yaşandığı çevre olarak adlandırılır. Bu
metinlerin içeriğine uygun olarak eserler bir dekor ile sahnede canlandırılır.
Ayrıca dekorun oyunun planını daha iyi göstermesi için ışık, eşya, aksesuar
gibi dekora yardımcı ve mekânı tamamlayıcı unsurlar da kullanılmaktadır.
Tiyatroda mekân son
derece önemli unsurlardan biridir. Sergilenen oyunun izleyiciler tarafından
daha iyi anlaşılması için mekân-zaman-olay ilişkisinin son derece düzenli bir
şekilde kurulması
gerekir.
3. Zaman:
Tiyatro metinlerinde
kullanılan farklı zaman aşamaları bulunmaktadır. Bir tiyatro metninde;
kronolojik zaman dilimi, düğümden başlatılan zaman, sonuçtan başlatılan zaman
ve düzensiz zaman gibi dilimlerden oluşur. Örneğin metnin yapısına göre merak
unsuru ön plana alınacaksa düğümden başlatılan zaman dilimi kullanılır.
4.
Çatışma:
Tiyatro metninde yer
alan kahramanlar arasındaki iç ve dış mücadeleler ve anlaşmazlıklar çatışma
unsurunu ortaya çıkarır. Olayların gelişip, oyunun seyir keyfinin artmasında
çatışma unsuru ön plana çıkar. Sosyal statü, ekonomik durum, psikolojik yapı,
eğitim ve kültür gibi unsurlardaki keskin farklılıklar çatışmayı belirleyen
etkenlerdir.
5.
Kişiler:
Tiyatro metninde yer
alan dramatik örgünün tamamlanmasında yer alan ve olay örgüsü içerisindeki
iletiyi seyirciye aktaran tiyatro oyuncularıdır. Bunlar arasındaki çatışma
neticesinde tiyatro metinlerinde birinci ve ikinci derecede önemli tipler
ortaya çıkar. Tip ve karakterler çevrelerinden soyutlanmadan toplumsal,
fiziksel ve psikolojik özellikleriyle verilir.
MODERN TİYATRO TÜRLERİ
1. Trajedi
(Tragedya)
Eski Yunan
edebiyatında ortaya çıkan trajedi, ruhu kötülüklerden arındırmak, seyircide
korku ve acıma hissi oluşturmak amacıyla manzum olarak kaleme alınan ve
seyircinin ders almasını amaçlayan tiyatro türüdür.
Trajedinin Özellikleri
- Yazarlar konularını genel olarak tarihten ve mitolojiden alır.
- Trajedilerde yer alan insan, eğitimlidir ve soylular arasından seçilmiştir.
- Kahramanlar, sıradan insanlar değil krallar, kraliçeler, prensler, prensesler, tanrılar, tanrıçalar, yarı tanrılardır.
- Trajedide kaba ve çirkin sözlere yer verilmediği gibi son derece seçkin bir üslup kullanılır.
- Erdeme ve ahlaka büyük önem verilir.
- Trajedi manzum (şiir) olarak yazılır.
- Öldürme, yaralama gibi olaylar sahnede canlandırılmaz, sahne gerisinden seyirciye duyurulur.
- Genellikle beş perdeden oluşan trajedi, aralıksız olarak oynanır.
- Koro perde görevini üstlenir.
- Koro ve diyalog bölümlerinden oluşur.
- Üç birlik kuralına uygun olarak yazılır.
- Üç birlik kuralı; eserin tek olay, tek mekân, tek gün kalıbı içinde yapılandırılmasıdır.
2. Komedi
(Komedya)
Olayların, insanların
ve toplumun gülünç ve aksayan yönlerini güldürücü öğelerle yansıtmaya çalına
tiyatro türüne komedi denir.
Komedinin
Özellikleri
- Günlük yaşamdan konular halk
kesiminden seçilmiş kahramanlar vasıtasıyla aktarılır.
- Korkaklık, cimrilik, dalkavukluk gibi
huy ve davranışlar abartılarak seyirciyi güldürürken düşündürmek
amaçlanır.
- Trajedide olduğu gibi üç birlik
kuralına uyulur.
- Kaba söz ve şakalar, yaralama ve
öldürme gibi olaylar sahnede canlandırılır.
- Aralıksız oynanan komediler, beş perdeden
oluşur ve manzum (şiir) şeklinde yazılırlar.
- Komedide de koro vardır ve bu koro
perde görevini üstlenir.
- Komedi; karakter komedisi, töre
komedisi, entrika komedisi olmak üzere üçe ayrılır.
Başlıca Komedi Çeşitleri :
- Karakter Komedisi: İnsan
karakterinin gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir.
(Moliere-Cimri. Shakespeare-Venedik Taciri vb.)
- Töre Komedisi: Toplumun
gülünç ve aksak yanlarını konu alan komedidir. (Moliere-Gülünç Kibarlar,
Gogol- Müfetiş, Şinasi-Şair Evlenmesi vb.)
- Entrika Komedisi (Vodvil): Olayların
şaşırtıcı biçimde düzenlediği, çoklukla güldürmekten başka bir amaç
güdülmeden yazılan komedidir.
3. Dram:
Yaşamın hem acıklı
hem de gülünç yönlerini bir bütün olarak seyirciye aktarmayı amaçlayan tiyatro
türüdür.
Dramın
özellikleri:
- 18. yüzyılda klasisizme tepki olarak
ortaya çıkan romantizm akımının etkisinde kalmıştır.
- Duygu ve hayali ön plana alan bir
tiyatro türüdür.
- Dramlarda genellikle konular günlük
yaşamdan ve milli tarihten alınır.
- Üç birlik kuralına uyulmaz.
- Kişiler tek yönlü ele alınır; iyiler
ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.
- Kaba ve argo sözler, öldürme ve
yaralama gibi olaylar sahnede gösterilir.
- Nazım (şiir) ve nesir (düzyazı)
şeklinde yazılabilir.
- Perde sayısında bir sınırlama
yoktur.
GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU
Geleneksel Türk
tiyatrosunun kaynağını incelediğimizde bu türün ilk örneklerine İslamiyet
öncesi Türk edebiyatında rastlamaktayız. Bu dönemde yuğ (cenaze töreni), sığır
(sürek avı töreni), şölen (av sonrası dua töreni) gibi dini törenlerde şamanlar
tarafından kopuz adı verilen çalgı aletiyle destan, sagu ve koşuklar söylenerek
ve bedensel bazı hareketler yapılarak tiyatro türünün doğmasını
sağlamışlardır.
1.
Karagöz (Gölge Oyunu)
Tasvir adı verilen ve
deriden kesilmiş kuklaların ışıkla aydınlatılmış bir beyaz perdenin arkasında
yansıtılarak sahneye konulan ve doğaçlamaya dayanan bu gösteriye Karagöz
oyunu denir.
Karagöz: Bir halk adamıdır. Olduğu gibi görünen ve
böyle de davranan eğitim almamış bir tiptir.
Hacivat: Medrese eğitimi almış, tahsilli bir tiptir.
Herkesin huyuna göre davranabilen, işine geldiği gibi davranan bir
tiptir.
Karagöz
Oyununun Bölümleri
1.
Mukaddime (giriş): Önce
bir fon müziği verilir. Perdede göstermelik bir dekor olarak adlandırılan
tasvirler yansıtılır. Bu bölüm Hacivat’ın “Of… Hay Haak!” diyerek perdeye
yansıtılmasıyla sona erer.
2.
Muhavere (söyleşme): Diyalog
bölümüdür. Hacivat ile Karagöz arasında genel olarak yanlış anlaşılmaya dayalı
ve güldürme öğesinin ön planda tutulduğu ve tekerlemelerden oluşan bir
bölümdür.
3. Fasıl
(oyun): Hacivat ile
Karagöz oyununun asıl bölümüdür. Bu ikili dışındaki diğer karakterler de bu
bölümde sahneye çıkarlar. Oyun adını bu bölümden alır. Olaylar bu bölümde
yaşanır ve sona erer.
4. Bitiş: “Her ne kadar sürç-i lisan ettiysek af
ola” denilerek özür dilendikten sonra gelecek oyunun zamanı ve yeri bildirilir.
Oyunda verilmek istenen mesaj (kıssadan hisse) bu bölümde
aktarılır ve oyun sonlandırılır.
2. Orta
Oyunu
Karagöz oyununa
birçok açıdan benzer özellikler gösteren Orta Oyunu, etrafı seyircilerle
çevrili bir meydanda yüksek bir yere çıkılarak oynanan ve güldürü ögesinin ön
planda olduğu bir türdür.
Pişekâr: Yarı aydın insan tipidir. Hacivat
karakterine karşılık gelir. Elinde tuttuğu şakşak denilen bir tahta ile oyunda
yer alır.
Kavuklu: Karagöz ile aynı özellikleri taşıyan ve
halkı temsil eden bir insandır.
Orta
Oyununun Özellikleri
·
Anonim
özellikler gösterir. Herhangi bir yazılı metne dayanmaz.
·
Müzik
unsurunun önemli bir yer tuttuğu bu türde dekor yok denecek kadar azdır.
·
Karşılıklı
konuşma ve şive taklitlerine dayanmakla birlikte oyun yanlış anlaşılmalar
üzerine kurulmuştur.
·
Pişekâr
ve Kavuklu olmak üzere iki ana kahramanı vardır.
·
Orta
oyununda yöresel özellik ve kıyafetleriyle yer alan farklı ulustan insanlar
bulunmaktadır.
·
Orta
Oyununun mukaddime (giriş), muhavere (söyleşme), fasıl (asıl konu) ve bitiş
bölümlerinden oluşur.
·
Oyunun
oynandığı alana “palanga”, ev olarak kullanılan dekora “yeni dünya”, iş yeri
olarak kullanılan dekora da “dükkân” denir.
Orta
Oyununun Bölümleri
1. Mukaddime
(giriş): Zurnacı önce
Pişekâr havası sonra da Kavuklu havacı çalar, ardında da oyunun adını
söyleyerek oyuna başlanır.
2. Muhavere
(söyleşme): Adına
“arzbar” denilen bir gülmece unsurunun oluşturulduğu bu bölüm tamamen yanlış
anlaşılmalar üzerine kurgulanmıştır. Tekerlemelerin de yer aldığı bu bölümde
Kavuklu bir rüyasını Pişekâr’a anlatır.
3. Fasıl
(asıl konu): Asıl
konunun işlendiği ve tüm karakterlerin rol aldıkları bölümdür.
4. Bitiş: Pişekâr tarafından dile getirilen “sürç-i
lisan” özrü ile oyun sonlandırılır ve sonraki oyunun yeri ve zamanı
belirtilir.
3.
Meddah:
- Tek kişilik bir halk tiyatrosudur.
- Meddah, tiyatro eserindeki tüm
tiplerin özelliklerini üzerinde barındıran bir aktördür.
- Halkın topluca bulunduğu kahvehane,
meydan gibi yerlerde oynanmıştır.
- Yazılı metindeki hikâyelerin veya
doğaçlama oluşan olayların günümüze kadar ulaşmasını sağlamışlardır.
- Meddahlarda şive taklitleri ve jest
ve mimikler son derece önemlidir.
- Meddahlık hikâye anlatma sanatı
olarak karşımıza çıkar.
- Bugün Cem Yılmaz, Sunay Akın, Ata
Demirer gibi sanatçılar modern meddah olarak karşımıza çıkmaktadır.
4. Köy
Seyirlik Oyunları
Yöresel yaşamdan
konuların ele alındığı ve toplumlar tarafından yaşanmışlıkların toplamı olarak
genellikle düğün, sünnet ve bayramlarla birlikte uzun kış gecelerinde köylüler
tarafından oynanan oyunlardır. Bazı kalıplaşmış sözler dışında doğaçlama
oynanan bu oyunlar yöreden yöreye farklılık gösterir.
TEMEL TİYATRO TERİMLERİ
Adapte: Yabancı bir eseri yer adları, şahıs adları,
deyimleri, gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme;
uyarlama.
Adaptasyon: Adapte etme. uyarlama.
Aksesuar: Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.
Aktör: Erkek tiyatro sanatçısı.
Aktris: Kadın tiyatro sanatçısı.
Akustik: Tiyatro, konser salonu ve benzeri kapalı yerlerin, sesleri
bozmadan yansıtabilme özelliği.
Antik tiyatro: Eski Yunan - Latin tiyatrosu.
Darülbedayi: İstanbul Şehir Tiyatrosunun eski ismi. 1914'te kurulmuştur.
Dekor: Tiyatroda, sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada
kullanılan eşyanın toplu adı. Üç çeşit dekor vardır: realist dekor, şairane
dekor, stilize dekor.
Diksiyon: Tiyatro ve benzeri edebiyat türlerinde dilin müzik
karakterini başarı ile yaşatabilme yeteneği. Tiyatro okullarında ders olarak
okutulmaktadır.
Diyalog: Oyundaki iki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı
konuşmalar
Dramatize etmek: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırarak
anlatmak; bir vakayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.
Entrik unsur, Entrika: Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde,
olayların okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine
dolanması.
Figüran: Genellikle tiyatro ve sinemada, konuşması
olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan kimse.
Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir
olay. (Bugünkü perde karşılığı.)
Fars (Farce): Komedinin, sanat yönü az, kaba bir türü. Çok eskiden
tiyatrolarda perde arası gösterisiydi, sonra bağımsız olmuştur.
Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz
oyununda belli bir vakanın geçtiği bölüm.
Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma,
cinlerin perilerin de rol aldığı bir tiyatro türü.
Grotesk: Gülünç, güldürücü.
Jest: Tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve
benzeri beden hareketleri.
Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı
biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin
söylendiği küçük tiyatro.
Kanto: Tanzimat Dönemi'nde Türk sahnesinde azınlık aktrislerce
başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.
Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu
şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya
karşı, toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi. Hayvanlar, ağaçlar,
bulutlar yerine sembol olarak kullanıldıkları da olmuştur.
Kostüm: Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.
Kulis: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.
Makyaj: Tiyatro ve sinemada sanatçıların yüzlerinde boya ve başka
maddelerle yapılan değişiklikler.
Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle
anlatılması.
Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre
düzenlenip uygulanması.
Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya
türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.
Muhavere: Konuşma. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve
benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.
Pandomim: Sessiz hareket. Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri
ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan
tiyatro çeşidi.
Perde: Tiyatro eserinde bir perdenin açılmasından, kapanmasına
kadar geçen bölüm.
Piyes: Tiyatro eseri.
Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.
Rejisör: Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci
önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.
Replik: 1. Oyuncunun sözü karşısındakine
bırakırken söyleyeceği son söz. 2. Oyunda karşısındakinin sözüne karşılık,
karşılama sözü.
Repertuvar: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun
mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.
Rol: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında,
oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları.
Revü: Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.
Sahne: Tiyatro. Tiyatro sahnesi. Tiyatro eserinde bir perdelik
bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları. Bir perdelik bölüm
içinde, kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk, meclis. Yapılarına göre
tiyatro sahneleri şunlardır: sabit sahne, döner sahne, asansörlü sahne.
Sahne eseri: Tiyatro eseri, piyes.
Senaryo: Tiyatroda yazılı metin. Sinemada filmin konusunun yazılı
şekli.
Suflör: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla
söyleyip hatırlatan yardımcı.
Temaşa: Tiyatro.
Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.
Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun
sözler .
Trajik: Korku, sıkıntı, heyecan veren veya korkunç, kötü, sonu
ölümle neticelenen.
Trajikomik: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro.
Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.
Tuluat: Tiyatro türlerinden biri. Sanatçılar, oynadıkları eserin
konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler.
Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir.
Virtüöz: Üstün bir tekniği, yorum gücü ile ustalık düzeyine erişmiş
oyuncu.