
Roman Nedir?
Olmuş ya da olması mümkün olayları kişi, yer,
zaman bağlamında anlatan, hikâyeye göre daha uzun, anlatmaya dayalı edebi bir
türdür.
Romanın Özellikleri:
- Roman
olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman ögelerinden oluşur.
- Öyküden
farklı olarak romanlarda bu öğeler daha ayrıntılı daha kapsamlı bir
biçimde ele alınır.
- Romanda,
kahraman, mekân ve olaylar daha çok ve çeşitlidir.
- Romanlarda
birden çok anlatıcı ve bakış açısı görülebilir.
- Romanlarda
betimlemelerin yanı sıra ruhsal çözümlemelere de sıkça yer verilir.
- Romanda
betimlemelere ve psikolojik tahlillere öyküden daha geniş yer
verilir.
- Romanda
olaylar, roman kahramanlarının karakter özelliklerinden doğar.
- Romanların
olay örgüleri olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerinden doğar.
- Romanlar
işlediği konulara göre; sosyal roman, serüven (macera) romanı, tarihi
roman, egzotik roman, psikolojik roman (tahlil romanı), polisiye,
biyografik ve otobiyografik roman gibi türlere ayrılır.
Roman Türleri
1.
Sosyal roman: Ekonomik bunalımlar, sınıfsal
çelişkiler, rejim değişiklikleri, köyden kente göç gibi toplumsal sorunları
konu edinen romanlardır: Sefiller (Victor Hugo), Sergüzeşt (Sami Paşazade
Sezai), Felatun Bey’le Rakım Efendi (Ahmet Mithat Efendi), Araba Sevdası (Recaizade
Mahmut Ekrem)
2.
Macera (Serüven) romanları: Kahramanın
başından geçen hareketli maceralı olayları anlatan romanlardır. Merak ögesi
romana hakimdir: Üç Silahşorler / Monte Kristo Kontu (Aleksandre Dumas), Hasan
Mellah/ Dünyaya İkinci Geliş (Ahmet Mithat Efendi)
3.
Tarihî roman: Tarihî dönem, olay ve
kişileri konu edinen romanlardır: Notre Dame’ın Kamburu (Victor Hugo), Cezmi
(İlk tarihî roman, Namık Kemal), Devlet Ana (Kemal Tahir), Osmancık (Tarık
Buğra)
4.
Psikolojik roman (Tahlil Romanı): Roman
kahramanlarının psikolojisini tahlillerle anlatan romanlardır: La Princesse De
Cleves (Madame De Le Fayetteîn yazdığı dünyanın ilk psikolojik roman
örneğidir.), Eylül (Mehmet Rauf), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa)
5. Bilim Kurgu romanı: Gelecekte olabilecek olayları
bilimsel bir yaklaşımla, hayal gücünü de kullanarak anlatan romandır. (Ben
Robot-Isaac Asimov, Cesur Yeni Dünya – Aldous Huxley, 1984 – George
Orwell)
6.
Fantastik roman: Gerçeküstü
olay, kişi ve yerleri konu alan romanlardır.
7.
Polisiye roman: Polisiye olayların konu edildiği;
aksiyon, gizem, heyecan, korku vb. ögeler içeren roman türüdür. (Sherlock
Holmes-Sir Arthur Conan Doyle, Esrar-ı Cinayât (Ahmet Mithat Efendi, İlk Türk
polisiye romanı) Cingöz Recai (Server Bedii takma adıyla Peyami Safa), Mike
Hammer (Mickey Spillane’in bu romanının yerli versiyonlarını Kemal Tahir kaleme
almıştır.))
8.
Egzotik roman: Başka ülkelerin doğasını ve
insanlarını anlatan romanlardır: Nilgün (Refik Halit Karay), İzlanda Balıkçısı
(Pier Loti)
9.
Tezli roman: Toplumsal ya da siyasal bir
sorunu konu edinen, bir tez (ileri sürülerek savunulan görüş, iddia) içeren
roman türüdür. (Yaban- Yakup Kadri)
10.
Biyografik Roman: Topluma mal
olmuş bir kişinin yaşamını, yaptıklarını yaşadığı döneme katkılarını anlatan
romanlardır: Bir Bilim Adamının Romanı (Oğuz Atay)
11.
Otobiyografik Roman: Yazarın kendi hayatını konu
edindiği romanlardır: Tom Savvyer’in Maceraları (Mark Twain), Baba Evi/Avare
Yıllar (Orhan Kemal), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (Peyami Safa, psikolojik ve
otobiyografik özellikler gösterir.
Yansıttıkları Edebî Akımlara
Göre Romanlar
Akımlara
Göre Roman Türleri |
Yazar
ve Roman Adı |
1. Klasik Roman |
Yusuf Kamil Paşa –
Telemak |
2. Romantik Roman |
Victor Hugo –
Sefiller Namık Kemal –
İntibah |
3. Realist Roman |
Stendhal – Kırmızı
ve Siyah R. Mahmut Ekrem –
Araba Sevdası H. Ziya Uşaklıgil –
Mai ve Siyah |
4. Natüralist Roman |
Emile Zola – Nana Nabizade Nazım –
Zehra H. Rahmi Gürpınar –
Mürebbiye |
5. Egzistansiyalist
roman |
Jean Paul Sartre –
Bulantı Franz Kafka – Şato
– Dava Albert Camus –
Yabancı |
6. Modern roman |
James Joyce –
Ulysses Yusuf Atılgan –
Anayurt Oteli |
7. Postmodern roman |
Umberto Eco – Gülün
Adı Oğuz Atay –
Tehlikeli Oyunlar Orhan Pamuk – Kara
Kitap |
TÜRK EDEBİYATI’NDA ROMAN TÜRÜ ve
İLK’LER
Türk edebiyatında roman türündeki ilk
örnekler Tanzimat Dönemi’nde verilmeye başlamıştır (19.yy) Roman
türü önce Batı edebiyatından çevirilerle edebiyatımıza girmiştir, daha sonra
ilk yerli örnekler verilmiştir.
· İlk çeviri roman: Yusuf Kâmil Paşa’nın Fenelon’dan çevirdiği
Telemak
· İlk yerli roman: Şemsettin Sami’nin yazdığı Taaşşuk-ı Talât ve
Fitnat
· İlk edebî roman: Namık Kemal’in yazdığı İntibah
· İlk tarihî roman: Namık Kemal’in yazdığı Cezmi
· İlk köy romanı: Nabizade Nazım’ın yazdığı Karabibik
· Romantizmden realizme geçişin ilk örneği: Sami Paşazade Sezai’nin
yazdığı Sergüzeşt
· İlk realist roman: Recaizade Mahmut Ekrem’in yazdığı Araba
Sevdası
· İlk psikolojik roman denemesi ve ilk tezli roman: Nabizade
Nazım’ın yazdığı Zehra romanıdır.
· İlk polisiye roman: Ahmet Mithat Efendi-Esrâr-ı Cinayet
· İlk post-modern roman: Oğuz Atay-Tutunamayanlar
Türk edebiyatında
roman türündeki asıl büyük gelişmeler Servetifünun, Millî Edebiyat ve
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda olmuştur. Servet-ifünun yazarı Halit
Ziya Uşaklıgil Batılı roman tekniğine uygun olarak kaleme aldığı Mai
ve Siyah, Aşk-ı Memnu gibi romanlarıyla modern Türk romancılığının temellerini
atmıştır.
Dünya Edebiyatında Romanın
Tarihsel Gelişimi
Roma İmparatorluğu
içindeki halkların kendi içinde bozuk bir aksanla kullandıkları Latincedeki bu
ağız özelliğine “romanus” denilmiştir. Bu bozuk aksanla anlatılan hikâye ve
destanlara da “roman” adı verilmiştir. Yani roman sözcüğü Latincede bir ağız
özelliği olarak ortaya çıkmıştır.
İlerleyen yıllarda da
bu anlayış giderek gelişmiş ve Romalılar, gerçek ve hayali bir olayın yazıya
aktarılmış haline roman demeye başlamışlardır.
Roman anlayışı her ne
kadar çok eskilere dayansa da ilk hacimli roman özelliği taşıyan ve roman
türünün de ilk eseri olarak kabul edilen kitap Cervantes’in XVII.
yüzyılın başlarında yayımlanan Don Kişot adlı eseridir.
17 ve 18.
yüzyıllardan itibaren hızla gelişme gösteren bu türde yazılan diğer önemli
romanlar ise şunlardır:
Madame De La Fayette
– Princesse De Cleves
(Klasik
akımın tek romancısı)
Fenelon – Telemak
Daniel Defoe –
Robinson Cruose
Jonathan Swift –
Güliver’in Gezileri
Romanın Yapı Unsurları
1. Olay
Örgüsü:
Romanda birçok olayın
bir ana olay etrafında sıralanarak oluşturulmasıdır. Romanlarda birçok olayın
olma nedeni roman kahramanlarının her olayda bir yönünün anlatılmaya
çalışılmasıdır.
Kişiler arasındaki iç
ve dış çatışmalar, birbirleriyle yaşadıkları mücadeleler ve anlaşmazlıklar
üzerine kurulan çatışmalar olay örgüsüyle romanda aktarılmaya çalışılır.
Olay örgüsünün
temelinde olan, olay örgüsünü belirleyen ve olay örgüsüne hâkim olan
çatışmaya temel çatışma denir. Diğer çatışmalar, temel
çatışmayı destekler.
2.
Kişiler/Karakterler: Romanda
olay örgüsünün oluşmasını sağlayan ve bu olayları gerçekleştiren roman
kahramanlarıdır.
Romanların genelinde
olduğu gibi bu karakterler gerçek hayatta gördüğümüz ya da görebileceğimiz
kişilerdir.
Roman kahramanları
ruhsal ve fiziksel özellikleriyle tanıtılır. Bir romanda başkahraman, yardımcı
kahramanlar, karşıt güç şeklinde kişiler bulunmaktadır.
Karakter: Kendine özgü ayırt edici özellikleriyle
diğerlerinden ayrılan kişilere denir. Karakter roman boyunca tek bir özelliği
yansıtmaz. Romana yön veren kişidir. Karakter benzersiz ve özeldir.
Tip: Korkaklık, cimrilik, kıskançlık gibi
benzerlerinin niteliklerini abartılı bir biçimde üzerinde toplayan roman
kahramanlarına da tip denir. Romandaki sıradan kişilerdir. Tip benzersiz değil
geneldir.
3. Zaman:
Romanın yapı unsurlarından
biridir. Romanda işlenen olayların başlangıcından bitimine kadar geçen süre
romanın zamanıdır.
Romanlarda her ne
kadar kronolojik bir zaman olsa da bazı romanlarda geriye dönüşler ve ileriye
sıçrayışlar da olabilmektedir. Bundan dolayı da olayın geçtiği zaman ile geçmiş
ve gelecek zaman arasında ilişki kurulabilir.
4. Mekân:
Romanda olayların
yaşandığı çevredir. Genellikle betimleme yoluyla okuyucunun zihninde
canlandırılan mekân olay akışına göre değişiklik gösterir.
Mekân, özellikle
kişilerin içinde bulunduğu ruh hallerine ve karakter özelliklerine göre
belirlenir. Bundan dolayı da romanlarda kişilerin bu özelliklerini iyi
anlatabilmek için mekân tasvirine geniş bir yer verilir.
5. Tema
ve Konu:
Konu, genel olarak romanlarda iş içe geçmiş
birçok olayın bir araya gelmesiyle oluşan bir bütündür.
Tema ise, bu konuları bir arada tutan temel
duygu ve düşünüştür. Kısacası konu özel ve somuttur; tema ise, genel ve
soyuttur.
6.
Anlatıcı ve Bakış Acısı
Romanlardaki olayları
aktaran kişidir. Anlatıcı yazar değildir. Anlatıcı kurmaca bir kişi olup
olayları birinci veya üçüncü kişi ağzından aktarır.
Bakış açısı; yazarın
romandaki kişi, olay, yer ve zamanı ele alış biçimi ve bunlara karşı takındığı
tutumdur. Üçe ayrılır:
a. Hâkim
Bakış Açısı: (İlahi – Tanrısal)
Romanda geçen
olaylara ve kahramanların iç ve dış özelliklerine hâkim olan bakış açısıdır. Bu
bakış açısında anlatıcı her şeyi bilir. İlahi bir görüş vardır. Olaylar
okuyucuya aktarılırken kahramanların ruhsal durumları ve aklından geçenleri
bilir.
b.
Kahraman Bakış Açısı:
Olayları okuyucuya
aktaran roman kahramanlarından biridir. Birinci tekil şahıs (ben) dilinin
kullanıldığı bu bakış açısında kahraman, olaylar karşısındaki izlenim ve
tutumunu kendi bakış açısıyla yansıtır.
c.
Gözlemci Bakış Açısı: (Müşahit – Kameraman)
Bu bakış açısında da
anlatıcı sadece gördüklerini ve tanık olduğu olayları okuyucuya aktarır. Hâkim
bakış açısında olduğu gibi kahramanların zihninden geçenleri bilmez. Sadece
kamera sessizliğinde şahit olduğu olayları hiçbir şey katmadan aktarır.
Roman ve Hikâye Arasındaki
Farklar
·
Roman
hikâyeye göre daha uzun bir türdür.
- Roman birden fazla olay üzerine
kurulu iken hikâye tek olay üzerine kurulur.
- Romanda şahıs (kişi) kadrosu
hikâyedekine göre daha geniştir.
- Romanda zaman hikâyedekine göre daha
geniştir.
- Romanda mekân hikâyedekine göre daha
çok ve çeşitlidir.
- Romanda kişi ve mekân betimlemeleri
hikâyedekine göre daha ayrıntılıdır.
Roman ve Hikâye Benzerlikleri
- Her ikisi de anlatmaya bağlı edebi
türdür.
- İkisi de olay örgüsü, kişiler, yer ve
zaman yapı unsurlarından oluşur.
- İkisinde de ağırlıklı olarak
öyküleyici ve betimleyici anlatım türleri sıkça kullanılır.
- İkisinde de olaylar bir anlatıcı
tarafından aktarılır.
- İkisi de serim, düğüm, çözüm
bölümlerinden oluşur.