
TİYATRO NEDİR?
Bir metne dayanma ve sahnelenebilme özellikleriyle hem
edebi metinler hem de güzel sanatlar içerisinde yer alan tiyatro; dramatik
metinlerin sahnelenmesiyle ortaya çıkan bir türdür.
Tiyatronun Türk Edebiyatındaki
Gelişimi
· Tiyatronun
asıl yazılma amacı sahnede canlandırmak amacıyladır. Az da olsa, özellikle
Abdülhak Hamit Tarhan’ın yazdığı tiyatrolarda olduğu gibi, okunmak için yazılan
tiyatrolar da bulunmaktadır.
· Tiyatronun
geçmişi MÖ 6. Yüzyıla dayanır. Bu tür Eski Yunan’da Dionysos denilen tanrı
kahraman adına düzenlenen “Bağ Bozumu” şenliklerinde ortaya çıkmıştır. Yunan
kültüründe gelişme gösterdikten sonra da bu tür zamanla tüm dünyaya
yayılmıştır.
· Türk
edebiyatında modern anlamda tiyatro, Tanzimat edebiyatıyla başlar. Tanzimat
edebiyatından önce Karagöz, kukla, orta oyunu, meddah hikâyeleri, köy seyirlik
oyunları gibi geleneksel tiyatro türleri bulunsa da Batılı anlamda yazılan
tiyatrolar Tanzimat ile birlikte edebiyatımıza girmiştir.
· Türk
edebiyatında Batılı anlamda yazılan ilk tiyatro eseri Tanzimat’ın kurucusu
Şinasi tarafından yazılan Şair Evlenmesi adlı oyunudur. Bu
eserle birlikte Tanzimat sanatçıları bu türde de birçok eser kaleme almıştır.
Bu dönemde özellikle Namık Kemal yazdığı tiyatro eserleriyle halkı eğitmeye ve
bilinçlendirmeye çalışmıştır. Ayrıca Namık Kemal’in yazdığı “Vatan yahut
Silistre” adlı eser de sahnelenen ilk tiyatro eseridir.
· Tanzimat
Dönemi’nde Ahmet Mithat Efendi, Recaizade Mahmut Ekrem, Abdülhak Hamit Tarhan,
Ahmet Vefik Paşa, Güllü Agop gibi sanatçılar tiyatro türünde
önemli çalışmalar yapmışlardır.
· Tanzimat
ikinci dönemde ise, tiyatro eserlerinin amacı farklılaşmış Abdülhak Hamit
Tarhan gibi sanatçılar tiyatroyu oynanmak için değil okunmak amacıyla süslü bir
dil kullanarak yazmışlardır.
· Servetifünun
ve Fecriati Dönemlerine gelindiğinde ise tiyatro ikinci plana atılmış, çok
fazla önemsenmemiştir.
· Tiyatro,
Türk edebiyatında Milli Edebiyat ile beraber yine ön plana çıkmış, Cumhuriyet
Dönemi’nde ise, Batılı bir hal alarak modern tiyatro eserleri yazılmaya ve
sahnelenmeye başlanmıştır.
1923 – 1950 Yıllarında
Cumhuriyet Tiyatrosu
· Cumhuriyet
Dönemi Türk Tiyatrosu, Darülbedayi’nin kurulmasıyla tiyatronun aktif hale
geldiği bir dönemdir. Darülbedayi, 1914 yılında kurulan ilk resmi Türk
tiyatrosudur.
· Günümüz
tiyatrosunun temellerinin atıldığı kurum olan Darülbedayi, 1931 yılında
İstanbul Şehir Tiyatroları adını almıştır.
· Cumhuriyet’in
ilanıyla Avrupa tiyatrosu yakından izlenerek tiyatroyla ilgili kurumlar da bu
anlayışla yeniden dizayn edilmiştir.
· Bu
dönemde tiyatro oldukça önemsenmiştir. Yazılan yerli oyunlar, yetiştirilen genç
sanatçılar tarafından sergilenmeye başlanmıştır.
· Genç
yazarlar desteklenmiş ve modern tiyatronun temelleri atılmıştır.
· Bu
dönem tiyatrolarında konu olarak Türk tarihi ve efsaneleri ulusçuluk bilincini
aşılamak amacıyla tiyatroda yer alan konuların temelini oluşturur. Bunun
dışında toplumsal sorunlar, çağın değişen değer yargıları ve toplumdaki ruhsal
çelişkiler kendine yer bulan diğer konular arasındadır.
· Cumhuriyet’in
ilk yıllarındaki önemli gelişmelerden biri de Ankara’da Devlet
Konservatuvarının açılmış olmasıdır. Ayrıca özel tiyatroların sayısı artmış ve
yurt genelinde yapılan turnelerle tiyatro anlayışı çok hızlı bir şekilde
gelişme göstermiştir.
· 1923
– 1950’li yıllar arasındaki tiyatroda genellikle komedi ve dram türlerinde
eserler kaleme alınmıştır.
MODERN TİYATRO TÜRLERİ
1. Trajedi (Tragedya)
Eski Yunan edebiyatında ortaya çıkan trajedi, ruhu
kötülüklerden arındırmak, seyircide korku ve acıma hissi oluşturmak amacıyla
manzum olarak kaleme alınan ve seyircinin ders almasını amaçlayan tiyatro
türüdür.
Trajedinin Özellikleri
· Yazarlar
konularını genel olarak tarihten ve mitolojiden alır.
· Trajedilerde
yer alan insan, eğitimlidir ve soylular arasından seçilmiştir.
· Kahramanlar,
sıradan insanlar değil krallar, kraliçeler, prensler, prensesler, tanrılar,
tanrıçalar, yarı tanrılardır.
· Trajedide
kaba ve çirkin sözlere yer verilmediği gibi son derece seçkin bir üslup
kullanılır.
· Erdeme
ve ahlaka büyük önem verilir.
· Trajedi
manzum (şiir) olarak yazılır.
· Öldürme,
yaralama gibi olaylar sahnede canlandırılmaz, sahne gerisinden seyirciye
duyurulur.
· Genellikle
beş perdeden oluşan trajedi, aralıksız olarak oynanır.
· Koro
perde görevini üstlenir.
· Koro
ve diyalog bölümlerinden oluşur.
· Üç
birlik kuralına uygun olarak yazılır.
· Üç
birlik kuralı; eserin tek olay, tek mekân, tek gün kalıbı içinde
yapılandırılmasıdır.
2. Komedi (Komedya)
Olayların, insanların ve toplumun gülünç ve aksayan
yönlerini güldürücü öğelerle yansıtmaya çalına tiyatro türüne komedi
denir.
Komedinin Özellikleri
· Günlük
yaşamdan konular halk kesiminden seçilmiş kahramanlar vasıtasıyla aktarılır.
· Korkaklık,
cimrilik, dalkavukluk gibi huy ve davranışlar abartılarak seyirciyi güldürürken
düşündürmek amaçlanır.
· Trajedide
olduğu gibi üç birlik kuralına uyulur.
· Kaba
söz ve şakalar, yaralama ve öldürme gibi olaylar sahnede canlandırılır.
· Aralıksız
oynanan komediler, beş perdeden oluşur ve manzum (şiir) şeklinde yazılırlar.
· Komedide
de koro vardır ve bu koro perde görevini üstlenir.
· Komedi;
karakter komedisi, töre komedisi, entrika komedisi olmak üzere üçe ayrılır.
Başlıca Komedi Çeşitleri :
- Karakter
Komedisi: İnsan karakterinin gülünç ve
aksak yanlarını konu alan komedidir. (Moliere-Cimri. Shakespeare-Venedik Taciri
vb.)
- Töre
Komedisi: Toplumun gülünç ve aksak yanlarını
konu alan komedidir. (Moliere-Gülünç Kibarlar, Gogol- Müfetiş, Şinasi-Şair
Evlenmesi vb.)
- Entrika
Komedisi (Vodvil): Olayların şaşırtıcı
biçimde düzenlediği, çoklukla güldürmekten başka bir amaç güdülmeden
yazılan komedidir.
3. Dram:
Yaşamın hem acıklı hem de gülünç yönlerini bir bütün
olarak seyirciye aktarmayı amaçlayan tiyatro türüdür.
Dramın özellikleri:
· 18.
yüzyılda klasisizme tepki olarak ortaya çıkan romantizm akımının etkisinde kalmıştır.
· Duygu
ve hayali ön plana alan bir tiyatro türüdür.
· Dramlarda
genellikle konular günlük yaşamdan ve milli tarihten alınır.
· Üç
birlik kuralına uyulmaz.
· Kişiler
tek yönlü ele alınır; iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.
· Kaba
ve argo sözler, öldürme ve yaralama gibi olaylar sahnede gösterilir.
· Nazım
(şiir) ve nesir (düzyazı) şeklinde yazılabilir.
· Perde
sayısında bir sınırlama yoktur.
1950 Sonrası Türk
Tiyatrosu
Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Adana, Trabzon ve
Diyarbakır gibi kentlerde kurulan Devlet Tiyatroları vasıtasıyla turnelerin
düzenlendiği, tiyatronun geniş kitlelere yayıldığı bir dönemdir.
Bu dönem özellikle siyasi ve sosyal gelişmelerin yoğun
olarak yaşandığı, darbelerin gerçekleştiği bir dönemdir. Bu dönemin tiyatro açısından
en önemli olayı 1958 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya
Fakültesi tarafından bir tiyatro enstitüsünün kurulmasıdır.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
tarafından kurulan bu enstitü aracılığıyla Türk tiyatrosu enine boyuna
araştırılmaya başlanmış, tiyatroyu seven gençlere tiyatro kültürü aşılanmaya
çalışılmıştır. Ayrıca tiyatro ile ilgili dersler verilmiş ve tiyatro tekniği
öğretilmeye çalışılmıştır.
Tiyatro anlayışının çok hızlı geliştiği bu dönemde
ayrıca tiyatro eleştirileri de gelişmiştir. Buna bağlı olarak da sanatçılar
tiyatrolarla ilgili bilimsel araştırmalara da yönelmişlerdir.
1950 Sonrası Türk Tiyatrosunun
Önemli Eserleri ve Yazarları
· Keşanlı
Ali Destanı – Haldun Taner (İlk epik tiyatro)
· Kadınlar
Arasında – Oktay Rıfat Horozcu
· İçerdekiler
– Melih Cevdet Anday
· Mikado’nun
Çöpleri – Melih Cevdet Anday
· Cengiz
Han’ın Bisikleti – Refik Erduran
· Güneşte
On Kişi – Turgut Özakman
TEMEL TİYATRO TERİMLERİ
Adapte: Yabancı bir eseri yer adları, şahıs adları, deyimleri,
gelenek ve görenekleriyle yerli hayata uygulayarak çevirme; uyarlama.
Adaptasyon: Adapte etme. uyarlama.
Aksesuar: Tiyatro sahnesinde kullanılan eşya.
Aktör: Erkek tiyatro sanatçısı.
Aktris: Kadın tiyatro sanatçısı.
Akustik: Tiyatro, konser salonu ve benzeri kapalı yerlerin, sesleri
bozmadan yansıtabilme özelliği.
Antik tiyatro: Eski Yunan - Latin tiyatrosu.
Darülbedayi: İstanbul Şehir Tiyatrosunun eski ismi. 1914'te kurulmuştur.
Dekor: Tiyatroda, sahneyi eserin konusuna göre döşeyip hazırlamada kullanılan
eşyanın toplu adı. Üç çeşit dekor vardır: realist dekor, şairane dekor, stilize
dekor.
Diksiyon: Tiyatro ve benzeri edebiyat türlerinde dilin müzik
karakterini başarı ile yaşatabilme yeteneği. Tiyatro okullarında ders olarak
okutulmaktadır.
Diyalog: Oyundaki iki ya da daha çok kişi arasındaki karşılıklı
konuşmalar
Dramatize etmek: Bir olayı, duyguyu, düşünceyi canlandırarak
anlatmak; bir vakayı olduğundan daha acıklı bir şekle sokmak.
Entrik unsur, Entrika: Roman, hikâye ve tiyatro türlerinde, olayların
okuyucuda ya da seyircide merak uyandıracak şekilde birbirine dolanması.
Figüran: Genellikle
tiyatro ve sinemada, konuşması olmayan veya konuşması çok az olan rollere çıkan
kimse.
Epizot: Bir hikâyede asıl olaya karışan ikinci derecede önemli bir
olay. (Bugünkü perde karşılığı.)
Fars (Farce): Komedinin, sanat yönü az, kaba bir türü. Çok eskiden
tiyatrolarda perde arası gösterisiydi, sonra bağımsız olmuştur.
Fasıl: Bölüm. Tiyatroda perde karşılığı kullanılmıştır. Karagöz
oyununda belli bir vakanın geçtiği bölüm.
Feeri: Masalların tiyatro sahnesinde dramatize edilmesinden doğma,
cinlerin perilerin de rol aldığı bir tiyatro türü.
Grotesk: Gülünç, güldürücü.
Jest: Tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve
benzeri beden hareketleri.
Kabare tiyatrosu: Daha çok güncel konuları iğneleyici, taşlayıcı
biçimde ele alan skeçlerin oynandığı, monologların, şarkıların ve şiirlerin
söylendiği küçük tiyatro.
Kanto: Tanzimat Dönemi'nde Türk sahnesinde azınlık aktrislerce
başlatılan oyunlu ve neşeli şarkılar.
Koro: Eski Yunan tiyatrosunda bir grup erkek ve kadından kurulu
şarkıcılar topluluğu. Oynanan eserin konusuna da katılırlar ve eserdeki olaya
karşı, toplumun duygu ve düşüncelerini temsil ederlerdi. Hayvanlar, ağaçlar,
bulutlar yerine sembol olarak kullanıldıkları da olmuştur.
Kostüm: Tiyatroda sanatçıların giydiği oyuna uygun kıyafet.
Kulis: Tiyatroda, sahnenin arkasında bulunan kısım; sahne arkası.
Makyaj: Tiyatro ve sinemada sanatçıların yüzlerinde boya ve başka
maddelerle yapılan değişiklikler.
Mimik: Bir duygu veya düşüncenin kaş, göz, ağız, yüz hareketleriyle
anlatılması.
Mizansen: Bir tiyatro eserinin sahneye konması, sahneye göre
düzenlenip uygulanması.
Monolog: Tek kişinin konuşması. Tek kişilik taklitli bir komedya
türü. İnsanın içinden kendisiyle konuşması.
Muhavere: Konuşma. Tiyatro, roman, hikâye, fabl, röportaj ve
benzeri türlerde kahramanların konuşmaları.
Pandomim: Sessiz hareket. Sessiz hareketler, jestler, yüz ifadeleri
ve kostümler yoluyla duyguları, düşünceleri, tutkuları anlatmaya yarayan
tiyatro çeşidi.
Perde: Tiyatro eserinde bir perdenin açılmasından, kapanmasına
kadar geçen bölüm.
Piyes: Tiyatro eseri.
Reji: Sahneye koyma ve yönetme işi.
Rejisör: Sinema ve tiyatroda, eserin sahneleninceye veya seyirci
önüne çıkıncaya kadar geçirdiği her anı yöneten kimse; yönetmen.
Replik: 1. Oyuncunun
sözü karşısındakine bırakırken söyleyeceği son söz. 2. Oyunda karşısındakinin
sözüne karşılık, karşılama sözü.
Repertuvar: Opera, operet ve tiyatro topluluklarının bir oyun
mevsiminde gösterecekleri eserlerin listesi.
Rol: Opera, operet, tiyatro ve benzeri sahne sanatlarında,
oyuncuların, eser kişilerini sahnede canlandırmaları.
Revü: Tiyatroda, eserden önce gösterilen müzikli ve danslı oyun.
Sahne: Tiyatro. Tiyatro sahnesi. Tiyatro eserinde bir perdelik
bölümün, dekor bakımından değişik olan küçük kısımları. Bir perdelik bölüm
içinde, kişilerin girip çıkmasıyla değişen topluluk, meclis. Yapılarına göre
tiyatro sahneleri şunlardır: sabit sahne, döner sahne, asansörlü sahne.
Sahne eseri: Tiyatro eseri, piyes.
Senaryo: Tiyatroda yazılı metin. Sinemada filmin konusunun yazılı
şekli.
Suflör: Tiyatroda, kuliste durarak oyunculara sözlerini fısıltıyla
söyleyip hatırlatan yardımcı.
Temaşa: Tiyatro.
Temsil: Bir tiyatro eserinin oynanması.
Tirat: Sahnede kişilerin birbirlerine karşı söyledikleri uzun
sözler .
Trajik: Korku, sıkıntı, heyecan veren veya korkunç, kötü, sonu
ölümle neticelenen.
Trajikomik: Hem acı, hem gülünç olayların anlatıldığı tiyatro.
Olaylar gülünç ama olay kahramanları acınacak hâlde verilir.
Tuluat: Tiyatro türlerinden biri. Sanatçılar, oynadıkları eserin
konusuna bağlıdırlar; ama oyundaki sözleri içlerinden geldiği gibi söylerler.
Yazılı esere uymak mecburiyetleri yoktur. Perdeli orta oyunu da denir.
Virtüöz: Üstün bir tekniği, yorum gücü ile ustalık düzeyine erişmiş
oyuncu.