
SOHBET (SÖYLEŞİ)
Bir bilim veya sanat konusunu, okurun üzerinde yazarla
sohbet ediyormuşçasına bir izlenim bırakarak anlatan edebiyat türüne sohbet
(söyleşi) denir.
Sohbet Türünün Özellikleri
· Yazar,
güncel bir konuyu okurla konuşuyormuş gibi samimi ve anlaşılır bir üslupla ele
alır.
· Yazar
ele aldığı konuyu derinlemesine girmeden, okurla samimi bir ilişki kurarak
anlatır.
· Sohbet
yazarı, karşılıklı konuşma havası oluşturmak için okura doğrudan sorular sorar.
· Konuşma
dilinde kullanılan sözcüklere yer verilir.
· Düşüncelerini
kanıtlama çabasına girmez.
· Sohbet
metinlerinde genellikle açıklayıcı ve söyleşmeye bağlı anlatım türleri
kullanılır.
· Sohbet
türündeki metinlerde gündelik olaylar, sanat ve edebiyatla ilgili konular ele
alınır.
· Yazar
bu konuları işlerken kendi düşüncelerini ortaya koyar.
· Gazete
ve dergilerde yayımlanan bir tür olmakla birlikte kitap hâline getirilerek de
yayımlanabilir.
· Türk Edebiyatında Sohbet Türünün Önemli Yazarları: Ahmet
Rasim, Şevket Rado, Nurullah Ataç, Suut Kemal Yetkin, Melih Cevdet Anday, Yahya
Kemal Beyatlı, Haldun Taner, Nihat Sami Banarlı
Ahmet Rasim (1864 – 1932)
· Servetifünun
Dönemi’nin bağımsız sanatçılarından biridir.
· Sohbet
ve fıkra türünde kaleme aldığı eserleriyle tanınır.
· Ahmet
Mithat geleneğinin önemli temsilcilerinden biridir. (Halkı eğitme anlayışı)
· Şiir,
hikâye, okul kitapları türlerinde, tarih ve bilim konularında eserler
yazmıştır.
· İstanbul’un
her ayrıntısını, sokakları, halkın günlük yaşamını eserlerinde yansıtmıştır.
· Son
derece canlı bir anlatıma sahiptir.
· Eserleri: Gecelerim, Şehir Mektupları, Eşkâl-i
Zaman, Cidd ü Mizah, Gülüp Ağladıklarım, Falaka, Ramazan Sohbetleri, Muharrir
Bu Ya
Nurullah Ataç (1898 – 1957)
· Eleştirmen
ve denemeci olarak bir döneme damgasını vuran ve bu alanda on beş cildi dolduracak
kadar denemeyle eleştiri alanında yazılar yazan büyük bir sanatçıdır. Ataç
kendini, “günde yirmi dört saat edebiyatçı olan” diye tanımlamıştır.
· Dergâh
dergisinde yazdığı şiirler ve Ahmet Haşim hakkında kaleme aldığı bir yazı ile
edebiyat dünyasına giriş yapan sanatçı deneme, eleştiri, inceleme ve çeviri
türlerinde onlarca eser meydana getirmiştir.
· Kitap
okuyarak kendini geliştirdiğini ve özelikle Fransızca kitaplarının düşünce
dünyasında büyük bir öneme sahip olduğunu söyleyen yazarın son derece güçlü bir
hafızası vardır. Yazdığı yazıların bol örnekli olması çok zor unutmasından
kaynaklanmaktadır.
· Eleştiri
alanında çok büyük bir etki bırakan yazar için, 1945 ile 1957 yılları arasında
sanatçıların çoğunun Ataç’ın ne diyeceğini hesap ederek yazdıkları
söylenmiştir. Yazdığı yazılarla birçok sanatçıyı öven, kimilerini de ağır bir
şekilde yeren Ataç, hiçbir düşünceyi söylemekten korkmamış ve her anlamda
yenilikçi bir tavır sergilemiştir.
· Edebiyatımızda
modern anlamda deneme türünde eser veren ilk yazar Nurullah Ataç’tır.
· “Benim
geleceğe kalacak eserlerim, onlardır.” diyecek kadar çeviriye önem veren
Nurullah Ataç, yetmişe yakın kitap çevirmiştir.
· Tenkitçilikten
daha çok kendini denemeci olarak ifade eden yazar, gerçekten de
objektifliğinden çok sübjektif olması, belgelere dayanmaktan daha çok mantığı
ile olaylara yaklaşması, ayrıntılar üstünde durarak hükümleri durmadan sorguya
çekmesi, “ben buyum ve böyle düşünüyorum” tavrını takınması ile deneme türüne
daha yakın bir sanatçı olduğunu göstermiştir.
· Türkçenin
özleşmesi için çalışmış, Türkçenin içindeki bütün yabancı kelimelerin atılması
için gayret göstermiş, “özleştirmecilik” akımına öncülük etmiş olan Nurullah
Ataç hafif mizaha kaçan bir üslupla eserlerini kaleme almış ve konuşur gibi
yazmıştır.
· Üslubunun
en özgün taraflarından biri de “devrik cümleleri” yoğun bir şekilde
kullanmasıdır. Bazı yazılarında devrik cümleleri çok fazla kullanmış ve bu
yüzden de yapmacıklığa düştüğü yönüyle eleştirilmiş olan Ataç, edebiyatımızda
devrik cümlenin babası sayılmaktadır.
· İlk
yazısını 1921 yılında Dergâh dergisinde yayımlamıştır.
· Deneme,
eleştiri, günlük, söyleşi türünde eserler vermiştir. Roman ve öykü türünde
eserler vermemiştir.
· Yazılarıyla
genç şairlerin tanınmasında büyük emek harcamıştır.
· Edebiyatımızda
eleştiri türünün gelişmesinde önemli katkıları olmuştur.
· Türkçenin
özleşmesinde öncülük etmiştir.
· Yeni
sözcükleri savunmuş, bunları yazılarında kullanmış, bunların dilimize
yerleşmesini sağlamıştır.
· Belli
bir dönemden sonra hiçbir yazısında ‘ve’ bağlacını (Arapça olduğu için)
kullanmamıştır.
· Konuşma
dilindeki devrik cümlenin yazıda kullanılması gerektiğini ve doğruluğunu
savunmuştur.
· Devrik
cümlelerin öncüsüdür.
· Akıcı
bir dili ve sağlam üslubu ve inandırıcı bir anlatımı vardır.
· Cumhuriyet
döneminde deneme türünün en başarılı temsilcisidir:
· Yeni
bir düz yazı dilinin kurulmasına öncülük etmiştir.
· Çeviri
alanına 50’ye yakın eseri vardır.
· “Günce”de
yaşamının son iki yılında yazdığı günlükleri yer alır.
· “Edebiyatı,
sanatı kendine dert edinmiş, gece gündüz edebiyat düşünen bir adam” olarak
bilinir.
· Eserleri: Günlerin Getirdiği, Karalama Defteri, Sözden Söze, Ararken,
Diyelim, Söz Arasında, Okuruma Mektuplar, Günce
FIKRA (KÖŞE
YAZISI)
Siyasi, sosyal ve
gündelik konuları, belli bir düşünceye bağlayarak yorumlayan, kanıtlama amacı
taşımadan yazılan ciddi ve eğlendirici yazı türüne fıkra denir.
Gazetelerde yayımlanan fıkraların diğer ismi de köşe yazısıdır.
Fıkra Türünün Özellikleri
· Belgelendirme
ve kanıtlama gereği duyulmadan yazılır.
· Günlük
olayları, ülke sorunlarını veya yazarın bir konu hakkındaki düşüncelerini
ortaya koyan yazı türüdür.
· Konuşma
diliyle ve son derece sade bir anlatımla yazılırlar.
· Güncel,
günübirlik konularda yazıldığı için ömrü kısadır.
· Edebi
bir dille yazılıp kalıcı olan fıkralar da vardır.
· Fıkra
gazete ve dergilerde yazılan bir türdür.
· Fıkralarda
genellikle açıklayıcı anlatım türünden yararlanılır.
· Bu
türün oluşumu ve yaygınlaşması Tanzimat Dönemi ile başlar.
· Fıkralar
öğretici metin türleri içerisinde yer alırlar.
· Fıkra Türünün Önemli Yazarları: Ahmet
Rasim, Ahmet Hâşim, Yusuf Ziya Ortaç, Şevket Rado, Falih Rıfkı Atay, Burhan
Felek, Peyami Safa
Makale-Fıkra (Köşe Yazısı)
Farklar
· Makale
yazarı ele aldığı fikirleri bilimsel bir yaklaşımla incelerken fıkra yazarı
kişisel görüşle ele alıp inceler.
· Makalelerde
yazılanları ispatlama kaygısı vardır; ancak fıkralarda yazılanları ispatlama
kaygısı yoktur.
· Makalelerde
ciddi, yapmacıksız, bilimsel bir anlatım vardır. Fıkralarda açık, sade ve
anlaşılır bir dil kullanılır.
· Fıkralar
günübirlik yazı türüdür. Makalede ise böyle bir durum yoktur.
· Makalede
yazar doğruyu; fıkrada ise yazar kendi doğrusunu anlatır.
· Makale
fıkraya göre daha uzun bir yazı türüdür.
· Makale
yazmak belli bir uzmanlık ister