
ROMAN NEDİR?
Olmuş ya da olması mümkün olayları kişi, yer, zaman
bağlamında anlatan, hikâyeye göre daha uzun, anlatmaya dayalı edebi bir türdür.
Özellikleri:
· Roman
olay örgüsü, kişiler, yer ve zaman ögelerinden oluşur.
· Öyküden
farklı olarak romanlarda bu öğeler daha ayrıntılı daha kapsamlı bir biçimde ele
alınır.
· Romanda,
kahraman, mekân ve olaylar daha çok ve çeşitlidir.
· Romanlarda
birden çok anlatıcı ve bakış açısı görülebilir.
· Romanlarda
betimlemelerin yanı sıra ruhsal çözümlemelere de sıkça yer verilir.
· Romanda
betimlemelere ve psikolojik tahlillere öyküden daha geniş yer verilir.
· Romanda
olaylar, roman kahramanlarının karakter özelliklerinden doğar.
· Romanların
olay örgüleri olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerinden doğar.
· Romanlar
işlediği konulara göre; sosyal roman, serüven (macera) romanı, tarihi roman,
egzotik roman, psikolojik roman (tahlil romanı), polisiye, biyografik ve
otobiyografik roman gibi türlere ayrılır.
Romanın Yapı Unsurları:
a) Olay Örgüsü: Romanların merkezinde bir olay yer almaktadır. Aslında
tek bir olay etrafında birbirine bağlanan birçok olay örgüsü bulunmaktadır ve
bu olay örgülerinin tamamı da merkezdeki olayı desteklemektedir. Olay örgüleri
arasında da neden-sonuç ilişkisi altında bir bütünlük mevcuttur.
b) Kişi: Anlatılan
olaylar belirli kişiler tarafından gerçekleştirilir ve olaylar sırasında her
kahramanın belli bir rolü bulunmaktadır. Roman kişileri kadro olarak eserde
oldukça zengin bir şekilde yer almaktadır. Ayrıca eserde yer alan kahramanlar
ayrıntılı bir şekilde tanıtılmakta ve betimlenmektedir. Kişiler karşımıza
iki şekilde çıkmaktadır: Tip ve Karakter.
Tip: Başka kişilerde de bulunan ortak özellikleri
üstünde barındıran, temsil ettiği grubun niteliğini belirgin bir şekilde
yansıtan roman kahramanı tiptir. Tip olan kişinin vurgulanan yani temsil ettiği
özellik güçlü bir şekilde okuyucuya hissettirilir. Örneğin; Felatun Bey ile Rakım Efendi romanındaki "Felatun Bey" Batı taklitçiliği ve
alafrangalığı ile olumsuz tipe, "Rakım Efendi" ise, dürüstlüğü ve
çalışkanlığı ile olumlu tipe örnek olarak verilebilir. Çalıkuşu’ndaki “Feride" ise,
ideal bir öğretmen ve genç kız tipidir.
Karakter: Tip özelliği göstermeyip kahramanın
kendine özgü davranışları ile başka özellikteki kişilerden ayrılan, çok yönlü
davranış gösteren roman kişisidir. Olayların durumuna göre karakterin
davranışlarında da değişiklikler gözlenir ve davranışlarını önceden tahmin
etmek mümkün olmamaktadır.
Tip ve Karakter Arasındaki Fark Nedir?
·
Tip belli bir zümreyi temsil
ederken karakter kendine özgü özellikleriyle ön plana çıkar. Yani tip genel,
karakter özeldir denilebilir.
·
Tip genel olduğundan farklı
eserlerde de karşımıza çıkabilir fakat karakter özel olduğundan başka eserlerde
karşımıza çıkma olasılığı yoktur.
·
Tip tek yönlüyken karakter çok
yönlüdür.
c) Zaman: Her
olayın mutlaka bir gerçekleşme zamanı vardır. Bu nedenle eserde zaman
kavramları sıklıkla kullanılabilmektedir. Eserlerde genellikle “-di’li geçmiş
zaman” kipi anlatım tercih edilir. Eserde zaman kronolojik bir sırayla
verilebileceği gibi geçmişe-geleceğe gidiş şeklinde de aktarılabilmektedir.
d) Mekân (Yer): Anlatılan
olayların meydana geldiği yer de yapı unsurlarındandır. Eserde gerçekleşen
olaylarla bağlantılı bir şekilde uygun bir mekân yazar tarafından kurgulanır.
Bu türde mekân tahlilleri de önemli bir yer tutarken aktarılan olayların
yapısına göre mekân tasviri yani betimlemesi de ön plana çıkmaktadır.
Romanda Anlatıcı ve Bakış
Açıları:
Olay anlatan edebi metinlerin önemli unsurlarından
biri de anlatıcıdır. Eserin yazarı ve anlatıcısı aynı değildir. Yazar eserini
oluştururken farklı bir anlatıcı kurgulamaktadır. Romanda anlatıcı bakış
açıları şu şekildedir:
1. Kahraman Bakış Açısı: Olayın merkezinde yer alan kişi ağzından
yaşananların bizzat anlatılmasıdır. Birinci tekil şahıs ekiyle ben tarzı bir
anlatım kullanılır.
2. Gözlemci (Müşahit)Bakış Açısı: Gözlemci
kişinin (o) bakış açısıyla yapılan anlatımda anlatıcı, gördüklerini anlatan bir
şahit konumundadır. Bu anlatıcı, anlatıdaki kişilerin aklından geçenleri ve
düşüncelerini bilmez, nesnel bir tavır takınır. Olan bitenler okuyucuya kamera
sessizliğiyle aktarılır.
3. İlahi (Tanrısal-Hâkim) Bakış Açısı: Tanrısal
bakış açısına sahip anlatıcı gözlemci gibi olayları görür ve izler ancak olayın
merkezindeki kişilerin iç dünyasına, duygularına, düşüncelerine de hâkim bir
şekilde okuyucuya aktarır.
TÜRK EDEBİYATI’NDA ROMAN TÜRÜ VE
İLKLER
· Tanzimat’a kadar Türk toplumunda romanın
yerini destanlar, efsaneler, mesneviler ve halk hikâyeleriyle masallar
tutmuştur. Türk edebiyatında roman türündeki ilk örnekler Tanzimat Dönemi’nde
verilmeye başlamıştır. (19.yy) Roman türü önce Batı edebiyatından çevirilerle
edebiyatımıza girmiştir, daha sonra ilk yerli örnekler verilmiştir.
· Roman Tanzimat Dönemi’nde iki koldan
gelişmiştir: Ahmet Mithat Efendi’nin halk hikâyeciliği ile Batılı anlayışı
birleştirmeyi amaçlayan kol ve Namık Kemal’le gelişen Batı tekniğini örnek alan
daha sanatkâr bir anlayışın esas alındığı kol.
· İlk çeviri roman: Yusuf Kâmil Paşa’nın
Fenelon’dan çevirdiği Telemak
· İlk yerli roman: Şemsettin Sami’nin
yazdığı Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat
· İlk edebî roman: Namık Kemal’in yazdığı
İntibah
· İlk tarihî roman: Namık Kemal’in yazdığı
Cezmi
· İlk köy romanı: Nabizade Nazım’ın
yazdığı Karabibik
· Romantizmden realizme geçişin ilk
örneği: Sami Paşazade Sezai’nin yazdığı Sergüzeşt
· İlk realist roman: Recaizade Mahmut
Ekrem’in yazdığı Araba Sevdası
· İlk psikolojik roman denemesi ve ilk tezli
roman: Nabizade Nazım’ın yazdığı Zehra romanıdır.
· İlk polisiye roman: Ahmet Mithat
Efendi-Esrâr-ı Cinayet
· İlk post-modern roman: Oğuz
Atay-Tutunamayanlar
Türk edebiyatında
roman türündeki asıl büyük gelişmeler Servetifünun, Millî Edebiyat ve
Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda olmuştur. Servetifünun yazarı Halit Ziya
Uşaklıgil Batılı roman tekniğine uygun olarak kaleme aldığı Mai ve Siyah, Aşk-ı
Memnu gibi romanlarıyla ilk roman ustamız olmuştur.
TANZİMAT DÖNEMİ ROMANININ
ÖZELLİKLERİ
·
Romantizm akımının etkisiyle sosyal sorunlar
ele alınmıştır.
·
Günlük yaşam, yanlış ve mutsuz evlilikler,
yanlış Batılılaşma (Doğu-Batı çatışması), kadın-erkek ilişkileri gibi konular
ele alınmıştır.
·
Eserlerde eski-yeni geleneklere sahip
aileler arasında çatışma görülür.
·
Romanlardaki kahramanlar tek yönlüdür ve
“tip” özelliği gösterir.
·
Bu dönem romanının temel amacı halkı
aydınlatmak ve eğitmektir.
·
Sanatçılar, eserlerinde kişiliklerini
gizlemezler.
·
Sanatçılar kahramanlarını iyi ve kötü
olarak ayırır ve iyilerin tarafını tutarlar.
·
Bu dönem romanlarında halkı eğitme amacı
güdüldüğünden dil divan edebiyatına göre daha sadedir.
·
Tanzimat romanında olayların akışı
kesilerek bilgi verilmiştir.
·
Romanlar teknik açıdan kusurludur.
·
Romanlar genellikle iyilerin
ödüllendirilmesi, kötülerin cezalandırılması şeklinde sona erer.
Tanzimat
Döneminde Roman Türünde Verilen İlkler
·
İlk çeviri roman:
Telemak – Fenelon – Yusuf Kamil Paşa
·
İlk yerli roman:
Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat – Şemsettin Sami
·
İlk edebi roman:
İntibah – Namık Kemal
·
İlk tarihi roman:
Cezmi – Namık Kemal
·
İlk köy romanı –
Karabibik – Nabizade Nazım
·
İlk tezli roman –
Zehra – Nabizade Nazım
·
İlk realist roman –
Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem
SERVETİFÜNUN ROMANININ
ÖZELLİKLERİ
·
Şiirde görülen karamsar bakış açısı
romanda da görülür ve romanlar kötü sonla biter.
·
Toplumsal konulara yer vermemiş, bireysel
konulara yönelmişlerdir.
·
Teknik açıdan Tanzimat romanında görülen
aksaklıklar giderilmiştir.
·
Bu dönem romanlarında realizm akımı
kullanılmıştır.
·
Mekân olarak İstanbul seçilmiş, eserlerde
son derece ağır bir dil kullanılmıştır.
·
Kahramanlarını aydın kesimlerden özellikle
lüks konaklardan seçmişlerdir.
·
Romanın akışına müdahale etmemiş,
kahramanları ele alış açısından tarafsız davranmışlardır.
·
“Sanat, sanat içindir.” anlayışına uygun
eserler kaleme almışlardır.
·
Gerçeğe uygun çevre betimlemeleri
yapmışlardır.
·
Olayları, kişileri psikolojik yönleriyle
objektif bir şekilde ele almışlardır.
Servetifünun
Dönemi’nin Önemli Romanları
·
Mai ve Siyah – Halit Ziya Uşaklıgil
·
(Batılı Anlamda İlk Modern Roman)
·
Aşk-ı Memnu – Halit
Ziya Uşaklıgil
·
Kırık Hayatlar –
Halit Ziya Uşaklıgil
·
Eylül – Mehmet Rauf
·
(İlk psikolojik roman)
·
Bir Aşkın Tarihi –
Mehmet Rauf
·
Ferdâ-yı Gâram –
Mehmet Rauf
·
Nadide – Hüseyin
Cahit Yalçın
·
Hayal İçinde –
Hüseyin Cahit Yalçın
·
Gönül Hanım – Ahmet
Hikmet Müftüoğlu
·
Salon Köşelerinde –
Safveti Ziya
MİLLİ EDEBİYAT DÖNEMİ ROMANININ
ÖZELLİKLERİ
·
Romanlarda daha çok vatan, millet,
bağımsızlık, Anadolu ve insanı, Milli Mücadele gibi konular ele alınmıştır.
·
Realist bir anlayışla kurtuluş mücadelesi
tüm gerçekliğiyle ele alınmıştır.
·
Bu dönem romancılarından çoğu Kurtuluş
Savaşı’na bizzat katılmışlardır.
·
Servetifünun anlayışının tersine toplumsal
konular işlenmiş halkın konuştuğu dil edebiyat dili olmuştur.
·
Eserlerde İstanbul Türkçesi esas alınmıştır.
·
Romanlarda mekân İstanbul dışına çıkılmış,
Anadolu kasabaları romanda kendine yer edinmeye başlamıştır.
·
Bu dönem romanlarında realist bakış
açısının etkisiyle gözleme son derece önem vermişlerdir.
·
Realizm ve natüralizm akımlarından
etkilemişlerdir.
Milli Edebiyat Dönemi’nin Önemli
Romancıları
·
Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Halide Edip Adıvar
·
Refik Halit Karay
·
Reşat Nuri Güntekin
·
Memduh Şevket Esendal
·
Abdülhak Şinasi Hisar
·
Ercüment Ekrem Talu
·
Osman Cemal Kaygılı
·
Peyami Safa
·
Mahmut Yesari