
Fıkra
Güldürü unsurlarını kullanıp insanların
gülümsemelerini sağlamak için oluşturulan kısa anlatılara fıkra denir.
Fıkralarda güldürmenin yanında yol göstericilik, düşündürme, ders verme, öğüt
de esas alınır.
Türk edebiyatında Nasreddin Hoca, Bektaşi ve Karadeniz
fıkraları en bilinen fıkralar olarak bilinir. Şehir, meslek, kurum gibi
unsurlar için de fıkralar oluşturulmuştur.
Fıkra Türünün Genel Özellikleri:
- Fıkralarda belli bir amaç güdülür. Genellikle bu amaç bir ders veya öğüt verme şeklindedir.
- Fıkralarda ele alınan konu en kısa yoldan ve özlü bir şekilde anlatılır.
- Fıkralarda mizah ve hiciv unsurları ön plandadır.
- Fıkralarda çoğunlukla nükteli bir dil tercih edilir.
- Fıkralar, sözlü veya yazılı şekilde olabilir.
- Fıkra anlatımında sohbet üslubu egemendir.
- Fıkralar, daha çok insanlar ve hayvanlarla ilgilidir.
- Çok kısa fıkralarda çeşitli zeka oyunlarına rastlanabilir.
- Daha çok sözlü kültürün ürünleridir.
Fıkra Örnekleri:
Örnek 1
Nasrettin Hoca bir gün kedisini yıkıyormuş. Yoldan
geçen arkadaşı Hoca'ya: "Hocam kediyi yıkama, öldürürsün." demiş.
Hoca, aldırış etmemiş ve yıkamış. Arkadaşı dönüşte, kedisinin ölümüne üzülen
Hoca'yı görmüş. Adam: "Hocam, ben size kediyi yıkamayın, kedi ölür demedim
mi?" demiş. Hoca: "Yıkarken ölmedi ki sıkarken öldü!" demiş.
Örnek 2
Hoca, abdest alırken su yetmemiş, o da sol ayağını
yıkamamış. Namaza dururken sol ayağını kaldırmış, sağ ayağının üstünde durmuş.
Cemaat, ne yapıyorsun Hoca, bu ne biçim namaz? deyince, ne yapayım demiş, sol
ayağımın abdesti yok.
Örnek 3
Hoca'ya sormuşlar:
- Cenaze götürürken tabutun önünde mi yürümeli,
ardında mı, sağında mı gitmek daha sevap, solunda mı? Hoca cevap vermiş:
-İçinde gitmeyin de neresinden giderseniz gidin.