
Erzurumlu Emrah'ın Hayatı, Edebi Kişiliği ve
Şiirleri
Hayatı:
19. yüzyılda yaşamış olan ve yaşamı hakkında çok fazla
bilgi olmayan Erzurumlu Emrah, Erzurum'da doğmuş yine burada medrese eğitimi
görmüştür. Daha sonra Nakşibendî tarikatına girmiş Arapça ve Farsça sözcükler
ile aruz veznini öğrenmiştir.
Ömrünün büyük bir kısmını Sivas, Kastamonu, Tokat,
Konya, Niğde gibi şehirlere yaptığı geziler başta olmak üzere seyahatte
geçirmiştir. Karısının vefatıyla Sivas'tan Niksar'a geçmiş hayatının diğer
kısmını burada devam ettirmiştir.
Edebi Kişiliği:
- Medrese eğitimi almıştır.
- Ömrünün büyük bölümünü seyahatle geçirmiştir.
- Sivas, Kastamonu, Tokat, Konya, Niğde illerini dolaşmıştır.
- Kastamonu'da Alişan Beyin sevgi ve yardımını kazandı. Uzun süre onun konağında kaldı. Evlendi. Beyin ölümüyle Kastamonu'dan ayrıldı.
- Sinop'u, Trabzon'u dolaştı.
- 1840'ta Niksar'a gelerek ömrünü orada tamamlamıştır.
- Çıraklarından Tokatlı Nuri'nin bir şiirinde belirttiği gibi, 1860 yılında öldü.
- Emrah, divan şairlerinin ve divan şiirinin çekiciliğine ve manevi nüfuzuna kapılmıştır.
- Fuzûlî, Bâki, Nedim gibi şairlerden etkilenmiştir.
- Saz şairleri içinde divan şiirini en iyi bilenlerden biri olan Erzurumlu Emrah, aruzla yazdığı gazel, murabba, muhammes ve müseddeslerinde bu kültürünü açıkça belli eder.
- O dönemde köy ve aşiret çevresinde yetişen âşıklar da kendilerine göre yüksek bir kültürün sahibi ve temsilcisi şehirli bir âşık olan Emrah'ı kendisine ideal bir örnek saymışlardır.
- Hece ile yazılmış tasavvuf üzerine şiirleri var ise de asıl kişiliği, aşk tarzında koşma ve semailerinde görülür.
- Koşma ve semaileriyle halk arasında haklı bir üne erişmiştir.
- Asıl ilginç yanı, saz şiiri geleneği yolundaki içten ve etkili aşk, gurbet şiirleridir.
- Kimi zaman süslü, kimi zaman sade dil kullanmıştır.
- Ercişli Emrah'ın bazı şiirleri yanlışlıkla ona mal edildi.
Şiirleri:
GÖNÜL GURBET ELE ÇIKMA
Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez.
Yöğrüktür bizim atımız
Yardan atlattı zatımız
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez.
Bahçemizde nar ağacı
Kimi tatlı kimi acı
Gönüldeki dert ilacı
Ya bulunur ya bulunmaz.
Deryalarda olur bahri
Doldur ver içeyim zehri
Sunam gurbet elin kahrı
Ya çekilir ya çekilmez.
Emrah der ki düştüm dile
Bülbül figan eder güle
Güzel sevmek bir sarp kale
Ya alınır ya alınmaz.
Erzurumlu Emrah
TUTAM YÂR ELİNDEN TUTAM
Tutam yâr elinden tutam
Çıkam dağlara dağlara
Olam bir yaralı bülbül
İnem bağlara bağlara
Birin bilir birin bilmez
Bu dünya kimseye kalmaz
Yâr ismini desem olmaz
Düşer dillere dillere.
Emrah eder bu günümdür
Arşa çıkan tütünümdür
Yâra gidecek günümdür
Düşem yollara yollara.
Erzurumlu Emrah
BİR NAZENİN BANA GEL GEL EYLEDİ
Bir nazenin bana gel gel eyledi
Varmasam incinir, varsam incinir.
Nazik miyanından, ince belinden
Sarmasam incinir, sarsam incinir.
Kaşına çekilmiş kudret kalemi
Görmemiş dünyada derd ü elemi
Her sabah her sabah verir selâmı
Almasam incinir, alsam incinir.
Yine görünüyor yârin illeri
Başımızda esen sevda yelleri
Yârın bahçesinde konca gülleri
Dermesem incinir, dersem incinir.
Nereden nereye sevmişim onu
Ateşi koymuyor yakıyor beni
Âşık Emrah sever böyle bir canı
Sevmesem incinir, sevsem incinir.
Erzurumlu Emrah
ÇAĞRIŞIR BÜLBÜLLER GELMİYOR BAĞBAN
Çağrışır bülbüller gelmiyor bağban
Hoyrat dost bağından gül aldı gitti
Yüz bin mihnet çektim bir bağ bezettim
Yari ben besledim el aldı gitti
Nice mihnet çektim bin daha gerek
Hayli ômür ister bir daha görek
Nazlı yârim aldı o kanlı felek
Aktı gözüm yaşı sel oldu gitti.
Nazlı yardan kem haberler geliyor
Dostlarım ağlıyor düşman gülüyor
Dediler ki sefil Emrah ölüyor
Kimi kazma kürek bel aldı gitti
Erzurumlu Emrah