
Servetifünun Döneminde Roman
- Bireyin kendi ve dünya ile yüzleşmesini içsel bağlamda sorgulayan psikolojik roman türü ilk kez Servetifünun döneminde roman türü olarak ortaya çıkmıştır. (Mehmet Rauf “Eylül”)
- Realizm ve Natüralizm akımından etkilenmişlerdir.
- Servetifünun Döneminde Roman içerisinde en önemli özelliklerden biri de genetik mirasın olmasıdır. Natüralizm‘in “soyaçekim” yasasıyla adlandırılan bu özellik annenin ya da babanın özelliğinin çocuğuna geçmesidir. Örneğin; Aşkı Memnu’da Bihter annesi Firdevs Hanım gibi olmaktan korkması ama annesi gibi olmaktan kurtulamaması “soyaçekim” yasasının bir özelliğidir.
- Servetifünun Döneminde roman aşk, kötümserlik ve kaçış temaları ile bezenmiştir.
- Servetifünun Döneminde roman dili, şiirde olduğu gibi son derece ağır ve süslüdür.
- Batılı anlamda başarılı roman örnekleri ilk defa bu dönemde verilmeye başlanmıştır. Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk roman örneği Servetifünun sanatçısı olan Halit Ziya Uşaklıgil ‘in yazdığı “Mai ve Siyah” romanıdır.
- Romanlar karamsar bir bakış açısıyla yazılmıştır. Eserler genellikle kötü sonla biter. Bu durum sanatçıların etkilendiği Fransız edebiyatından ve dönemin siyasal durumundan kaynaklanmaktadır.
- Tanzimat romanında teknik kusur olan “olay akışını kesip okuyucuya bilgi verme, yazarın kişiliğini gizlememesi ve iyi-kötü ayrımı” Servetifünun Döneminde roman içerisinde görülmez.
- Servetifünun Döneminde roman türünde mekân olarak İstanbul kullanılmış ve kahramanlar halktan değil de genellikle aydın kesimden seçilmiştir.
Servetifünun dönemi romancıları:
- Halit Ziya Uşaklıgil: Aşk-ı
Memnu, Mai ve Siyah, Kırık Hayatlar, Nemide.
- Mehmet Rauf: Eylül,
Bir Aşkın Tarihi, Ferdâ-yı Gâram.
- Hüseyin Cahit Yalçın: Nadide,
Hayal İçinde.
- Ahmet Hikmet Müftüoğlu: Gönül
Hanım.
- Safveti Ziya: Salon
Köşelerinde.

Servetifünun Döneminde Hikaye
- Tanzimat edebiyatında değersiz görülen hikayeye, Servetifünun Edebiyatı sanatçıları önem vermiş ve Servetifünun Döneminde Hikaye türünde teknik yönü sağlam, güçlü eserler ortaya çıkmıştır.
- Servetifünun Döneminde hikaye ve romanında etkili olan iki edebî akım ise realizm ve natüralizmdir.
- Servetifünun Döneminde hikaye sanatçıları ilk olarak Tanzimat hikâyesinin hatalarına düşmeyerek bu türde modern kısa hikâyenin başarılı örneklerini vermişlerdir.
- Maupassant hikayecilik anlayışıyla eserler kaleme alınmıştır. Özellikle Halit Ziya’nın hikayelerinde bunu görmekteyiz.
- Servetifünun Döneminde hikaye türünde diğer edebî türlerde olduğu gibi Fransız edebiyatı örnek alınmıştır.
- Servetifünun Döneminde hikaye yazan sanatçılarımız, bireysel konularda hikâyeler yazmışlardır.
- Bu dönemde yazılan hikâyeler genellikle İstanbul’da geçer. Bunda sanatçıların İstanbul’da yaşamalarının etkisi vardır. Az da olsa İstanbul dışına çıkılmıştır. (Halit Ziya-Bir Yazın Tarihi)
- Genellikle eserde kahraman olarak üst tabakadan kişileri seçmişlerdir.
- Hikayelerde sanatçı ruhlu, piyano çalabilen, yabancı dil bilen, mürebbiye, dadı, mirasyedi, çapkın tipler görülür. Tipler, Batılı özelliklere sahiptir.
- Hikâyelerde hem çevre tasviri hem de kahramanların ruh tahlilleri önemlidir. Bunda etkilendikleri edebî akımların tesiri vardır. Etkilenilen realizm akımından dolayı çevre tasvirlerinde gerçeklik duygusu uyandırmaya özen gösterirler.
- Dil; süslü, ağır ve sanatlıdır. Ancak hikayelerin dili romanlara göre biraz daha sadedir.
- Servetifünun Döneminde hikaye içerisinde aşk, kötümserlik, yalnızlık ve ölüm temaları işlenmiştir.
Servetifünun dönemi hikayecileri:
- Halit Ziya Uşaklıgil:
Bir Yazın Tarihi, Solgun Demet, Aşka Dair, Hepsinden Acı, Kadın Pençesi, Bir
Şi’ri Hayal, İzmir Hikâyeleri, Bir Muhtıranın Son Yaprakları, Onu Beklerken
- Mehmet Rauf:
Kadın İsterse, Âşıkane, Bir Aşkın Tarihi, Son Emel, İhtizar, Pervaneler Gibi
- Hüseyin Cahit Yalçın:
Hayat-ı Muhayyel, Hayat-ı Hakikiyye Sahneleri, Niçin Aldatırlarmış