
Milli Edebiyatın Oluşumu ve Ortaya Çıkışı
Milli
edebiyat dönemi anlayışının ortaya çıkmaya başladığı tarihlerde ülke savaşlarla
boğuşmaktaydı ve halk olağanüstü bir psikolojik ortamın etkisindeydi. Toplumun
imparatorluktan millete geçiş sürecinde zihinsel değişimi de başlamış
bulunmaktaydı. Edebiyat ise, artık böylesi bir dönemde bireyin aşk ve tabiat
karşısındaki terennümlerini ya da batılılaşmanın zaruretleri gibi halka çeşitli
mesajlar vererek toplumun beklentilerinden uzak kalamazdı. Halkın “millet olma”
şuurunun başlamasına zemin hazırlayan ve dönemin psikolojik çöküntüsüne bir
nebze ilaç olmaya çalışan Milli edebiyat anlayışı böylesi bir ortamda vücut
bulmuştur. Milli Edebiyat hareketi önce fikir ve sanat adamlarının
çalışmalarıyla ortaya çıkmış, sonradan İttihat ve Terakki’nin başlattığı
faaliyetler ile siyasi alanda etkili olmuştur.
Zamanın
aydınları, milliyetçiliği de bünyesinde toplayan Türkçülük görüşünü tek çıkar
yol olarak görmeye başladılar. Tanzimat döneminden II. Meşrutiyet yıllarına
kadar milliyetçilik ve Türkçülük hareketi, çeşitli yazarlar tarafından yapılan
çalışmalar ile bir hazırlık devresi yaşadı. Ahmet Vefik Paşa Şecere-i Türkî,
Lehçe-i Osmânîile M. Celâleddin Paşa
Eski ve
Yeni Türkler adlı eseri ile, Ali Suavi siyasi faaliyetleri ile, Süleyman Paşa
Sarf-ı Türkî ve Esmâ-i Türkiye adlı eserleri ile, Şemsettin Sami Kâmûs-ı Türkî
ile, Mehmet Emin Yurdakul Türkçe Şiirler ve benzeri yayınları ile, Necib Âsim
Türk dili hakkındaki eserleriyle, Veled Çelebi millî nitelikli çalışmalarıyla
Ahmet Hikmet Gönül Hanım, Çağlayanlar gibi eserleriyle bu edebiyatın hazırlık
döneminde emeği geçen aydınlar olarak kabul edilirler.
Milli Edebiyatın Genel Özellikleri
- Türkçülük hareketi bu dönemde hızlanmış ve Milli Edebiyat adı ilk kez Genç Kalemler dergisinde kullanılmıştır.
- Bu dönemde birçok dergi yayımlanmıştır. (Genç Kalemler, Türk Derneği, Türk Yurdu, Dergâh…)
- Batı taklitçiliğinden kaçınma, milli konulara yönelme, halk edebiyatını örnek alma amaçlanmıştır.
- Halk edebiyatı nazım şekilleri kullanılmıştır.
- Şiirde aruz bırakılıp heceyle kullanılmıştır.
- Türk kültürü ve tarihi, zengin bir hazine olarak görülmüştür.
- Dil birliği, ulus-devlet anlayışının temeli olarak görülmüştür.
- Sade dil savunulmuştur.
- Tiyatro eserleri teknik bakımdan zayıftır ama dil ve üslup bakımından güçlüdür.
- Toplum için sanat anlayışı benimsenmiştir.
- Halkın yaşamı ve sorunlarının yanı sıra, bireysel konularda da eserler yazılmıştır.
- Tiyatroda canlanma görülür. Fakat etnik açıdan büyük gelişme gösterememiştir.
- Eserler sade bir dille yazılmıştır.
- Özel ve resmi tiyatrolar kurulmuştur. İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci ve Musahipzade Celal tiyatroya katkı sağlamıştır.
- Yergi-Mizah türünde sosyal ve siyasal şartlar dolayısıyla milliyetçi, tarihi konular işlenmiştir.
Milli Edebiyat Dönemi Sanatçıları
- Ömer SEYFETTİN (1884 – 1920)
- Ziya GÖKALP (1876 – 1924)
- Mehmet Emin YURDAKUL (1869 – 1944)
- Ali Canip YÖNTEM (1887 – 1967)
- Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU (1889 – 1974)
- Mehmet Fuad KÖPRÜLÜ (1890 – 1927)
- Halide Edip ADIVAR (1884-1964)
- Refik Halit KARAY (1888 – 1966)
- Reşat Nuri GÜNTEKİN (1889 – 1956)
- Falih Rıfkı ATAY (1884 – 1971)
- İbnürrefik Ahmet Nuri SEKİZİNCİ (1874 – 1935)
- Musahipzade CELAL (1870 – 1959)
- Aka GÜNDÜZ (1886 – 1958)
- Hamdullah Suphi TANRIÖVER (1885 – 1966)