
Esrar-ı Cinayet (Ahmet Mithat Efendi)
Romanının Özeti ve Karakterleri
Edebiyatımızda
ilk yerli polis romanı olmasına rağmen başarılı eserde olay, 1870 yıllarına
doğru İstanbul'da geçer.
Kitabın Özeti:
Boğaz'ın
bitiminde Öreke Taşı denilen kayalıkta bir temmuz gecesi genç bir kızla iki
adam öldürülmüştür. Beyoğlu mutasarrıflığı komiserlerinden Osman Sabri ve
taharri memuru Necmi, katili aramaktadırlar. Bir ay sonra da Halil Sûrî adında
bir zengin, Beyoğlu'ndaki evinde tavana asılı bulunur. İki polis bunun da bir
intihar olmayıp ilk olaya bağlı ikinci bir cinayet olduğu sonucuna varırlar.
Şüpheler 35-40 yaşlarında zengin ve çok güzel bir kadın olan Hediye Hanım
üzerinde toplanır. Sorguya çekilen, sıkıştırılan kadın, cinayetlerin Kalpazan
Mustafa tarafından işlendiğini söyler. Birkaç gün sonra Kalpazan Mustafa'nın
Tercüman-ı Hakikat gazetesinde Avrupa'dan yolladığı mektuplarla cinayetlerdeki
sırlar yavaş yavaş aydınlığa çıkar. Kalpazan' Mustafa, eli her işe yatkın,
dürüst çalışkan bir genç iken, asıl adıyla bir Hezarfenzade Mustafa Çelebi
iken, yirmi yaşında, Hediye Hanım'a tutulmuş, onun kulu kölesi olmuştu. Hediye
Hanım, Halil Sûrî ile birlikte, Avrupa'ya kıymetli eşya kaçırmaktadır;
Mustafa'ya da konağında gizli bir atölyede sahte altınlar bastırtır. Mustafa,
Hediye'den soğuyup konaktaki cariyelerden Peri'ye âşık olunca Hediye, kızı
onunla evlendireceğine söz verdiği halde Halil Sûrî'ye peşkeş çekmek ister.
Peri'nin Öreke Taşı'na sözde mehtap seyrine götürüleceğini öğrenen Mustafa
düzenbazları orada bastırmış, iki Kefalonyalı'yı öldürmüş, yaralanarak ölümden
kurtulan Halil Sûrî ise, Mustafa'nın olmasın diye, Peri'yi orada kendisi
öldürmüştür. Kalpazan; Mustafa, sağ kalan adamlarıyla kaçan Halil Sûri'yi bir
süre sonra evinde kloroformla bayıltarak boğar, olaya intihar süsü vermek için
de cesedi tavana asar. Avrupa'ya kaçar. Avrupa'dan gönderdiği mektuplarla
olayların ayrıntılarını gazeteye bildirmiş olan Kalpazan Mustafa, Adliye,
Nezareti’nce affa uğrayacağı ilân edilince İstanbul'a gelmek isterse de, vapur
beklemekte olduğu Kalas kentinde bir kazada ölür. Beyoğlu mutasarrıfının, Hediye
Hanım'ın yardakçısı ve ortağı olduğu da anlaşılmıştır, ama Mutasarrıf,
Avrupa'ya kaçar, kurtulur. Kötülüklerin kaynağı Hediye ise, romanın sonunda iki
gözü akmış bir dilencidir.
Karakterler:
- Kalpazan Mustafa: Cinayetleri
işleyen katildir. Kendisini yazdığı mektuplarla ihbar eder. Her şeyi
duygularına yenik düştüğü aşktan dolayı yapmıştır.
- Hediye Hanım: Avrupa’ya
kıymetli eşya kaçıran bir kişidir. Katili kullanmaktadır ve gerçekleri de bilir.
- Peri: Uğruna cinayetler
işlenen kadındır. Halil Suri tarafından cinayete kurban gider.
- Halil Suri: Kıymetli
eşya kaçakçısıdır. Peri’nin kendisiyle olmasını ister. Emeline ulaşamayınca onu
da öldürür.